Yabancı Otlarla Biyolojik Mücadele Yöntemleri

Yabancı Otlar Kanarya Otu Üzerinde Beslenen Zinobar Güvesi ( Tyria jacobaeae )

Yabancı otlar kültür bitkilerinde üretimi etkileyen en önemli faktörlerden birisidir. Herbisitler, yabancı ot savaşımında en etkili ve en hızlı çözüm yolu olarak düşünülürse de bu her zaman istenilen sonucu vermeyebilir. Herbisit kullanımının çevreyi kirletmesi, insan sağlığına olumsuz etkide bulunması, yabancı otlarda dayanıklılığın ortaya çıkması yanında, ülkemiz açısından küçümsenmeyecek döviz kayıplarına da neden olduğu göz ardı edilmemelidir. Bütün bunlar değerlendirildiğinde, biyolojik kontrol konusundaki araştırmaların önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. 

Yabancı otlar

Biyolojik yabancı ot kontrolünde, doğal düşmanlar kullanılmaktadır. Biyolojik mücadelenin amacı, yabancı otların yok edilmesi değil, ancak popülasyon ekolojisi prensiplerine dayanarak, yabancı ot yoğunluğunu optimum seviye altında tutmaktır. Pratikte biyolojik kontrol, faydalı bitki türlerine zarar vermeden, üzerinde bulunduğu konukçu bitkilerine direkt veya indirekt olarak zarar veren veya zayıflatan doğal düşmanların takviyesi, korunması ve ithalini içerir.

Yabancı otlardan dolayı meydana gelen ürün kayıplarının belirlenmesi ve herbisitlerin maliyetinin insektisitlerden daha yüksek olması, omurgasız zararlılarda olduğu gibi yabancı otların da biyolojik kontrolünü zorunlu kılmıştır. 

Yabancı otlardan dolayı meydana gelen ürün kayıplarının belirlenmesi ve herbisitlerin maliyetinin insektisitlerden daha yüksek olması, omurgasız zararlılarda olduğu gibi yabancı otların da biyolojik kontrolünü zorunlu kılmıştır. Biyolojik kontrolde 4 esas yöntem bulunmaktadır. Bunlar; 1) klasik kontrol; yeni bir alana girip, orada zararlı duruma gelen bir yabancı otun doğal düşmanlarının ithal edilerek, söz konusu alana yerleştirilmesi, 2) artırma; doğal düşmanın kitle halinde üretilerek, bir biyolojik pestisitmiş gibi salıverilmesi, 3) takviye; şu anda mevcut, fakat popülasyonunun düşük olmasından dolayı bazı zamanlarda beklenen etkiyi gösteremeyen bir doğal düşmanın kitle halinde üretilerek, belirli periyotlarda salıverilmek suretiyle popülasyonlarının artırılması, 4) koruma; mevcut doğal düşmanların değişik yollarla himayesi olup, özellikle pestisit kullanımının zararlarından mümkün olduğunca kaçınmakla gerçekleştirilebilir. 

Biyolojik kontrol ajanlarının uygulanmasında, biri kuramsal, üç tanesi de pratik olmak üzere 4 metodun bulunduğunu ve bunların; a) klasik veya aşılama, b) artırma veya takviye, c) koruma ve d) geniş spektrumlu yöntemler olduğu bilinmektedir.

Yabancı otlar

Yabancı Otlar ile Biyolojik Mücadelenin Avantajları

Biyolojik kontrol, her ne kadar ilaçlı mücadelenin bir alternatifi değilse de, ilaç tüketiminin azaltılması ve daha sağlıklı bir çevre oluşturulmasında önemli bir potansiyele sahiptir. Ayrıca, kendi kendine üreyen bir sistem olması, hedefinin spesifik, maliyetinin ucuz oluşu ve diğer kontrol metotlarıyla mücadelesi zor yabancı otlara uygulanabilirliği gibi bazı avantajları bulunmaktadır. Bunlara ilaveten, ilaçlı mücadelenin mümkün olmadığı veya başarısız olduğu birçok durumda da başvurulabilecek etkili bir yoldur. Çoğu durumlarda, bir kez yerleştirildikten sonra fazla masraf gerektirmemektedir.

Yabancı Otlar ile Biyolojik Mücadelenin Dezavantajları 

Biyolojik kontrolün uygun olmadığı bazı durumlar da söz konusudur. Şayet bir bitki, bir bölgede yabancı ot ve başka bir bölgede değerli bir bitki ise, aynı coğrafi bölgede biyolojik kontrol uygun değildir. Ayrıca, yeni bir kontrol ajanının tespiti için geniş bir bütçeye ve uzun yıllara gereksinim olduğu gibi, yerli habitatda kontrol ajanının bir doğal düşmanının bulunması maliyeti artırdığından, çalışmaları aksatabilmektedir. Diğer taraftan, ürün azalışını engellemek için, değişik kültür bitkilerindeki yabancı otların gün veya hafta ile ifade edilen kritik periyotlarda kontrol edilmesi gerekirken, biyolojik kontrol, doğal olarak yavaş seyretmekte ve sonuç da garanti olmamaktadır.

Ayrıca, değişken ekolojik şartlara sahip ortamlarda, kültür alanlarındaki mevcut yabancı otlarla biyolojik kontrol; organizmaların ithali, hayatta kalması ve popülasyonlarının gelişmesi için genellikle uygun olmamaktadır. Zorunlu olarak tek bir türle yapılan biyolojik kontrol, çoğu üründe değişik yabancı otların bulunmasından dolayı, genellikle yeterli sonuç vermemektedir. Biyolojik kontrol, özellikle karışık ekim durumunda diğer tekniklerde de olduğu gibi, birçok farklı yabancı ottan dolayı etkili olamamaktadır. 

Yabancı otlar

Yabancı Otlar da Ergin Yaprak Üzerinde Beslenirken B-Larva Üzerinde Beslenirken  Yabancı Otlar İle Biyolojik Mücadele Ajanları 

ABD’de, yabancı otların biyolojik kontrolü, 1902 yılında Meksika’dan, Lantana spp.’nin mücadelesi için 8 adet böcek türünün Hawaii’ye getirilmesiyle başlamıştır. Bu bitki, Orta Amerika’nın yerli, çalımsı çok yıllık bitkisi olup, dünyanın her yerinde süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Çok önceleri, biyolojik kontrol çalışmalarında, tohum, gövde ve köklerde delik açan böcekler kullanılmıştır. Genellikle, konukçu özelliğine sahip olan delici böcekler, bakteri ve fungusların da bulaşmasını sağlamaktadırlar. Önceki çalışmalarda sadece yapraklarda beslenenlerden ziyade, çiçeklerde zarar yapan ajanlar üzerinde durulmuş, ancak yaprak yiyicilerin de güvenli olduğu kadar, eşit derecede etkili olabileceği denemelerde gösterilmiştir. Son zamanlarda, yabancı otların biyolojik mücadelesinde, böceklerden ziyade, diğer organizmalar kullanılmaktadır. 

Yabancı Otlar İle Biyolojik Mücadele Yöntemi Türleri 

• Böceklerle Yabancı Ot Kontrolü

• Funguslarla Yabancı Ot Kontrolü

• Mikoherbisitler Üzerine Yapılan Araştırmalar

• Balıklarla Yabancı Ot Kontrolü

• Suda Yaşayan Memelilerle Yabancı Ot Kontrolü

• Omurgalılarla Yabancı Ot Kontrolü

Yazılarımızı Okumaya Devam Etmek İçin;
AKILLI TARIM TEKNOLOJİLERİ VE UYGULAMALARI
ŞARAPLIK ÜZÜM ÜRETİMİ
TOPRAKSIZ TARIM NEDİR? NASIL YAPILIR?

Diğer Paylaşımlar