KORUYUCU TOPRAK İŞLEME YÖNTEMLERİ

Koruyucu toprak – tarım faaliyeti içerisinde toprak ve su muhafazası, organik gübre kullanımı, biyolojik kontrol, iyi tohumluk kullanımı önemli kriterlerdir. Tarımsal üretimde toprak işleme üretim maliyetlerini etkileyen en büyük etkendir. Toprak işleme masraflarını azaltmak ve sürdürülebilir tarım yapabilmek için minimum toprak işleme veya toprak işlemesiz tarım yapılması hedefimiz olmalıdır.

Doğal ekosistemde çok sağlam olan dengenin agro ekosistemde daha zayıf olduğu bu nedenle toprak işleme, gübreleme, sulama ve ilaçlamanın çok dikkatli yapılması gerektiği, yanlış uygulamaların telafisinin çok güç olan çevre sorunları yaratacağı gerçeği son yıllarda doğru bir yaklaşımla önem kazanmıştır.  

Düşük miktarda kimyasal kullanımı, enerji tasarrufu, toprak ve su gibi doğal kaynakların korunarak kullanımı olarak değerlendirilen koruyucu tarım içerisinde koruyucu toprak işleme önemli bir yer tutmaktadır. Genel olarak koruyucu tarım, toprak işlemeyi azaltan, değiştiren ve ortadan kaldıran yöntemlerden birini içerir. Koruyucu tarım ve koruyucu toprak işlemede ürün artıkları (anız) yakılmaz ve yıl boyunca düzgün bir toprak üstü atık dağılımı sağlanır.

Toprak işleme

Toprak işleme; Geleneksel toprak işleme ve Koruyucu toprak işleme olmak üzere iki ana grupta toplanmaktadır. Sürdürülebilir tarımda, toprağın devrilmesini hedef alan ve tarla trafiğini artıran geleneksel toprak işlemeden çok, koruyucu toprak işlemenin devreye sokulması büyük önem taşır. Belirli bir toprak ve ürün için hangi toprak işleme sisteminin seçileceğine, uygulamanın yapılacağı bölgedeki topografya, iklim ve hava koşulları, toprak yapısı dikkate alınarak karar verilmelidir. Bir bölgede koruyucu toprak işleme uygulamasına geçilecekse, öncelikle konu uzmanlarına danışılıp, o bölgeye uygun iyi bir ekim nöbeti hazırlanarak işe başlanmalıdır.

Koruyucu toprak işleme sisteminde iki temel düşüncenin gerçekleşmesi hedeflenir. Ön bitki veya ikinci ürün artıklarının tarla yüzeyine veya yüzeye yakın katmanlara yerleştirilmesi ve Toprak işleme yoğunluğunun azaltılmasıdır.

Koruyucu toprak

Geleneksel Toprak İşleme Sistemi

Geleneksel toprak işleme sisteminde, tohum yatağı hazırlama yapılırken birincil toprak işleme aleti olarak pulluk kullanılır ve toprak 25-30 cm derinlikte alt üst edilerek işlenir. Daha sonra ihtiyaç duyulan ikincil toprak işleme makineleri kullanılmaya başlanır. Geleneksel toprak işleme; makine yatırımı, bakım-onarım, iş gücü bakımından daha yüksek girdilere ihtiyaç duymaktadır. Bu toprak işleme sisteminde çiftçiler, toprağı traktör, pulluk ile ne kadar çok sürerlerse o kadar çok verim alacaklarına inanmaktadırlar. Oysaki toprağın sürekli işlenmesi daha çok erozyona ve toprağın yapısının bozulmasına ve sıkışmasına neden olmaktadır. Geleneksel toprak işlemede, toprağı, suyu ve enerjiyi korumaya yönelik olarak hiçbir çalışma yapılmamakta olup, hasat sonrasında toprak üzerinde kalan anız ve bitki artıkları yakılmakta, topraktan uzaklaştırılmakta veya toprağa karıştırılmaktadır.

Koruyucu Toprak İşleme  Sistemi

Koruyucu toprak işleme sisteminde pulluk kullanılmaz. Toprak sıkışıklığının sorun olduğu yerlerde toprağı belli bir derinlikte yırtarak işleyen çizel vb. aletler kullanılabilir. Koruyucu toprak işleme yabancı ot kontrolü ve tohum yatağı hazırlığı için yapılan ve geleneksel toprak işlemeye göre tarlada geçiş sayısını önemli ölçüde azaltan işçilik, yakıt ve zaman tasarrufu sağlayan bir sistemdir. Bu sistem, prensip olarak toprağı devirmeden işlemeye yönelik uygulamaları içerir. Bu sistemde esas olan; toprağı devirmeden işlemek, işlem sayısını azaltmak ve toprak yüzeyini mümkün olduğu kadar bitki örtüsü ile kaplı bulundurmaktır. Koruyucu toprak işleme işçilik, enerji tüketimi ve zamanlılık açısından önemli ölçüde tasarruf sağlar. Bu yöntemin geleneksel toprak işlemeye oranla birçok üstünlüğü vardır. Koruyucu toprak işleme sisteminde, kullanılan makine ve ekipmanların toplam güç gereksinimleri, yakıt tüketimleri, çalışma saatleri ve yatırım maliyetleri önemli ölçüde azalmaktadır.

Koruyucu toprak

Koruyucu Toprak İşleme Yöntemleri

Şerit Halinde Toprak İşleme

Tohum yatağı hazırlığı için ekim öncesi tarla yüzeyinin 1/3 ünün işlenmesine izin veren koruyucu toprak işleme uygulamasıdır. Bu uygulamada toprak işleme genellikle ekimle beraber yapılır ve ekim sıralarının geleceği bölgelerde 5 ila 30 cm genişliğinde toprak işleme yapılarak bunun dışında kalan bölgeler anızla kaplı bırakılır. Bu uygulamanın yanında sırta ekim için toprak yalnız sırtların yapılacağı şeritlerde diskli ve benzeri aletlerle işlenir.

Ekim Sırasında Toprak İşleme

Bu uygulamada tarlanın tamamında toprak işlemesi yapılabileceği gibi, şerit halinde toprak işlemeye benzer şekilde sadece ekimin yapılacağı sıralarda toprak işlemesi yapılabilir.

Malçlı Toprak İşleme

Malçlı toprak işlemenin amacı tüm yıl boyunca toprak yüzeyini bitki artıkları veya bitkiyle kaplı tutarak kaymak tabakası oluşumunu önlemek, filiz çıkış sorunlarını ve erozyonu azaltmaktır. Bu amaçla çizel, kültivatör, diskaro gibi aletler kullanılır.Tohumun malçlı tohum yatağına ekiminde başarıya, ekim makinasının performansının yanında, ekimden sonra tohum yatağı bölgesinde oluşan fiziksel ve kimyasal değişmeler de etki etmektedir. Malçlı toprak işlemenin ardından ekim ve doğrudan ekimde tohumun ekileceği bölgenin samandan temizlenmesi gerekir. Bu amaçla dalgalı yüzeye sahip özel çizi açıcılar ile donatılmış uygun ekim makinalarının kullanılması hayati önem taşımaktadır.

Koruyucu toprak

Farklı yüzeye sahip kesici diskler

Azaltılmış Toprak İşleme

Koruyucu toprak işlemenin alt grubunu oluşturur. Bu sistemde genellikle birincil toprak işlemede çizel veya diskli aletler; ikincil toprak işleme ve tohum yatağı hazırlamada diskli aletler veya kültivatör kullanılır. Geleneksel toprak işlemeye göre önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlanır.

Kimyasal Nadas

Kimyasal nadasın ana prensibi, tarlanın çok az işlenerek (gerekli ise çizel ile yırtılarak) veya hiç işlenmeyerek 6 ay ile 1 yıl boyunca kültür bitkisi yetiştirmeksizin boş bırakılması ve çıkan yabancı otların herbisit kullanılarak yok edilmesidir. Böylece kısıtlı olan nemin yabancı otlar tarafından kullanımı engellenerek, yüzeydeki bitki artıklarının oluşturacağı bariyer ile nemin toprakta korunması sağlanacaktır.

Toprak İşlemesiz Doğrudan Ekim Yöntemi

Dünya’da yoğun olarak kullanılmaya başlanan doğrudan ekim, özellikle yıllık yağış ortalaması 200-500 mm arasında olan bölgelerde başarıyla uygulanmaya başlanmıştır. Bunun yanında kurak bölgelerde iyi bir planlama ile doğrudan ekim uygulanabilmektedir. Böylece topraktaki suyun daha iyi depolanacağı ve buna bağlı olarak verimde artış sağlanacağı düşünülmektedir. Doğrudan ekimde önceki ürünün hasadından sonra, ekim öncesi hiçbir toprak işlemesi yapılmaz. Ekim direkt olarak anızın üzerine yapılır. Doğrudan ekim makinelerinde, tohumlar anızda çalışabilen gömücü ayakların açtığı çizilere yerleştirilir, üzerleri toprak ve bitki artıkları ile örtülür ve özel baskı elemanları ile bastırılır Önceden hazırlanmamış toprağa, tohumun toprakla teması için uygun genişlik ve derinlikte bant açarak, bu alanlara tohumun bırakılması ve örtülmesine dayalı ekim yöntemidir.

Bu yöntemde anızın yakılması ya da toprağa gömülmesi yerine bitki örtüsü olarak tarlada bırakılması ve bir sonraki üretim sezonunun başında Özel Ekim Makinesi (Anıza Direkt Ekim Makinesi) ile tohumun toprağa direkt ekimi yapılmasıdır. Başlangıçta sıfır toprak işleme sisteminin sadece belli iklim koşullarında ve belli topraklar için uygun olduğu düşünülürken, bu teknolojinin oldukça değişik iklim, toprak ve coğrafik şartlarda uygulanmaya başlamıştır.

Koruyucu toprak

Pamuk üretiminde doğrudan ekim uygulamaları

Doğrudan Ekim Yönteminin Avantajları

Toprak işlemesiz doğrudan ekim erozyon riskini azaltır. Yağmurun toprağa infiltrasyonunu artırır ve buharlaşmayı azaltarak rutubetin toprakta tutulmasını artırır. Üst toprakta organik madde miktarını artırır, Topraktaki biyolojik yaşamı ve aktiviteyi teşvik eder. Gerekli makine sayısını, traktörün güç ihtiyacı, yakıt tüketimini, mekanizasyon için tamir bakım masraflarını azaltır. Yağışın toprakta daha fazla depolanmasını sağlar Zaman tasarrufu sağlar Yüksek sıcaklığı ve tohum civarındaki sıcaklık değişimini engeller. Yakıt tüketimini sadece bir geçişte ekimle sınırladığı için %40–50 azaltır. Zaman ve işçilik gereksinimini %50–60 azaltır. Bu ekim için birkaç günün uygun olduğu durumlar gibi kritik durumlarda çok avantaj sağlar. Tarla trafiği azaldığından toprak sıkışmasını ortadan kaldırır. Ekim işleminde tarlanın hazırlanması için daha az zamana gereksinim duyulur.

Yabancı Ot Yönetimi

Koruyucu toprak işlemede özellikle doğrudan ekimde, ekimin başarılı olması ve istenilen ürün verimine ulaşılması için doğru ve tutarlı yabancı ot kontrolü ve yönetimi çok büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, birbirini destekleyen uygulamaların sabırla devreye sokulması gerekir. Ot mücadelesinde ilk akla gelen uygulama olan mekanik mücadele, büyük ölçüde toprak işleme ile yapılabilmektedir.

Koruyucu toprak

Koruyucu toprak işlemede (doğrudan ekim) yabancı ot kontrolü için herbisit kullanımı

Örtü Bitki Kullanımı

Son yıllarda gerek tarla gerekse bahçe tarımında toprak verimliliğini artırmak ve yabancı ot kontrolünü sağlamak amacıyla örtü bitkilerinin kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Örtü bitkileri gelişme dönemlerinde yabancı otlarla rekabete girmekte ve gölgeleme nedeniyle erken ilkbaharda yabancı otların bazılarının çimlenmesini ve gelişmesini engellemektedir. Bununla birlikte örtü bitkilerinin yabancı ot oluşumunu önlemedeki en önemli etkilerinden birisi, bu bitkilerin salgıladıkları kimyasallar nedeniyle oluşturdukları allelopatik etkidir. Özellikle tarla tarımında tüylü fiğ, kırmızı üçgül, çavdar, buğday, sorgum gibi bazı örtü bitkilerinin allelopatik etki nedeniyle önemli düzeydeki yabancı otun çimlenmesini ve gelişmesini önlediği bilinmektedir. Örtü bitkileri, goble diskaro veya benzeri makineler ile toprağa karıştırılabileceği gibi,toprak işleme yapmaksızın mekanik ot parçalama ve koşullandırma makineleri ile işlenerek tarla yüzeyinde bırakılabilir. Ot parçalama ve koşullandırma makineleri, ilk defa Güney Amerika’da yeşil gübrenin ezilerek yok edilmesi amacıyla kullanılmışlardır.

Ekim Nöbeti

Ekim nöbeti; rotasyon ve münavebe kelimeleri ile eş anlamlı olup, tarımsal faaliyet gösterilen bölgenin iklim ve toprak özellikleri dikkate alınarak, yüksek verimli ve kaliteli üretim yapmak amacıyla farklı kültür bitkilerinin birbirini, karşılıklı olarak destekleyebilecek ve tamamlayabilecek şekilde yetiştirilmesine denir. Koruyucu toprak işlemede toprak işlemenin azaltılması ve giderek ortadan kaldırılması için iyi planlanmış bir bitki (ekim) nöbeti uygulamasına gidilmelidir. Bilindiği gibi bitki nöbeti ile, toprak organik maddesinin artması, değişik derinliklerde bulunan bitki besin maddelerinden yeterince yararlanma, bitki besin maddelerinin yıkanmasının önlenmesi, toprak neminin korunması, toprağın su tutma kapasitesinin artırılması ve doğrudan ekim için en büyük problemlerden birisi olan yabancı ot sorununun önüne geçilmesi mümkündür.Tarla tarımında toprak işlemesiz ekim sırasında değişik tip, miktar ve formdaki bitki artıkları, toprak koşulları ile birlikte doğrudan ekim makinasının performansı üzerinde etkili olmaktadır. Seçilecek bitki çeşidi ile anız miktarının az ya da çok olacağı tahmin edilebilmektedir. Bundan dolayı, ekim nöbetinin iyi ve doğru planlaması gereklidir.

Koruyucu Toprak İşlemenin Çevreye Sağladığı Yararlar

Geleneksel tarım ürün artıklarının yakılması, yabancı ot kontrolü için derin toprak işleme gibi  uygulamaları içerdiğinden, genel olarak çevre için zararlıdır. Bu teknikler toprakta sıkışıklığı arttırarak deformasyona ve erozyona neden olurken, aşırı gübre ve ilaç kullanımı sonucunda oluşan kalıntılar ile yeraltı sularının kirletilmesine de yol açarlar. Ayrıca geleneksel toprak işleme teknikleri, CO2’in atmosfere emisyonunu arttırarak global ısınmaya neden olur. Tarımın sürdürülebilirliğini çevreye verdiği olumsuz etkiler nedeniyle azaltır. Koruyucu toprak işleme ile topraktaki organik madde düzeyi artırılır, tarla trafiğinin azaltılması sonucu toprak daha az sıkıştırılır, yüzeyde geleneksel toprak işlemeye oranla daha çok bitki artığı kalacağı için su ve rüzgar erozyonu azaltılır. Topraktaki organik materyal sadece besin maddesi değil, toprağın doğal yapısını uzun süreli koruyan kritik bir düzenleyicidir. Geleneksel yöntemde yer alan pulluk kullanımı ile toprağa yağmur damlalarının bombardımanı olmakta, sulama suyunun agregatlaşmamış toprak zerreciklerini sürüklemesi ile düşey erozyonla beraber taban taşı oluşumu da hızlanmaktadır.

Koruyucu Toprak İşlemenin Ekonomik Avantajları

Geleneksel toprak işleme, koruyucu toprak işlemeye özellikle sıfır toprak işlemeye göre makina yatırımı, bakım-onarımı, iş gücü bakımından daha yüksek girdilere ihtiyaç duymaktadır. Yapılan araştırmalar genel olarak koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekimin enerji verimliliğini %25-100 artırdığı, enerji ihtiyacını da %15-50 arasında azalttığını ortaya koymuştur. Doğrudan ekim yönteminde, tarlada sadece ekim için bir kez geçiş yapılırken, geleneksel yöntemde bu sayı en az iki veya daha fazladır. Daha az sayıda geçiş, daha az makina yıpranması ve bakım maliyeti demektir. Doğrudan ekim yöntemi, geleneksel toprak işleme yöntemine göre hektar başına yıllık ortalama 31,5 litre yakıt tasarrufu sağlamaktadır. Söz konusu tasarruf, koruyucu tarımın getirdiği giderleri (doğrudan ekim makinaları yatırımı ve herbisit uygulamaları gibi) karşılamakta ve bu sistemi daha karlı hale getirmektedir.

Koruyucu toprak

 

Koruyucu Tarım ve Koruyucu Toprak İşlemenin Dezavantajları

Pahalı ve değişik özellikleri olan üretim ekipmanları başlangıçta yüksek yatırım maliyeti gerektirir. Anız artıklarının tohumla teması toksik etki yaratabileceğinden özel ekim makinelerinin kullanılması zorunludur. Toprak az veya hiç işlenmeyeceğinden ortaya çıkacak yabancı otlarla mücadele şarttır. Üreticilerin eğitimini gerektirir, çünkü tamamıyla yeni bir dinamiğe sahip koruyucu tarım sistemleri yüksek derecede yönetim kabiliyetine ihtiyaç duymaktadır. Uzun dönemli deneyimler koruyucu toprak işlemede, üreticilerin gübreleme ve ilaçlamada farklı tekniklerin kullanımı, yabancı ot mücadele teknikleri farklılığı gibi değişik problemlerle karşılaştığını göstermiştir.

Dünyada Koruyucu Tarımın Durumu ve Geleceği

Amerika’nın yaklaşık 45 milyon hektarlık tarım alanında koruyucu tarım uygulanmaktadır. Brezilya’nın bazı bölgelerinde koruyucu tarım uygulamaları için resmi zorunluluklar vardır. Orta Amerika’da ülkelerinden Kosta Rika’da ise konuyu teşvik eden koruyucu tarım departmanları bulunmaktadır. Koruyucu tarımın en temel yöntemi olan toprak işlemesiz yöntem[1]doğrudan ekim yöntemi, tarım alanlarının Paraguay’da %52’sinde, Arjantin’de %32 ‘sinde ve Brezilya’da ise %32’sinde uygulanmaktadır. Doğrudan ekim ile işlenen en büyük tarım alanları Amerika’da olup, ülkenin %16’sında doğrudan ekim yapılmaktadır. Güney Amerika’daki koruyucu tarım uzmanları bölgesel tarımcılar ile organize bir biçimde yayım ve tanıtım çalışmalarını sürdürmektedirler. Bu çalışmalar ülkedeki araştırma enstitüleri tarafından da desteklenmektedir. Bu tür destekler, üreticilerin alışmış oldukları çalışma düzenlerinde radikal değişikliklere neden olmaktadır. Böylece yeni teknolojilere ayak uydurmada motivasyon kazanmaktadırlar.

Koruyucu toprak işlemenin yaygın olarak yapıldığı A.B.D gibi ülkelerde tarım şirketleri koruyucu tarım ve toprak işleme için gerekli ekipmanları kira olarak sunmaktadırlar. Bu tip şirketler, ülkede yaygın olarak hizmet vermekte ve araştırmalar yaparak üreticilere yardımcı olmaktadırlar. Türkiye’de koruyucu toprak işleme uygulamaları ancak araştırma veya çok küçük uygulamalar düzeyinde olup henüz yaygınlaşmamıştır. Ancak doğal kaynakları korumak, çevreyi bozulmaktan ve kirlenmekten kurtarmak için, sürdürülebilir tarım tekniklerinin ülkemizde de uygulamaya konulması gerekmektedir. Koruyucu toprak işleme hem ekonomik üretim için hem de çevreye katkı yönleriyle çok önem kazanmıştır.

Koruyucu Tarımda Başarılı Olmanın Kuralları

İlk baharda yavaş ısınan, drenajı iyi topraklar, koruyucu toprak işlemeye daha uygundur.Toprak verimliği her yıl yapılacak toprak analizleri ile ortaya konulmalıdır. Bölgedeki yabancı otları ekimden önce belirlemek ve onlara uygun herbisit hazırlamak gereklidir.Yabancı otları takip ederek, daha sonraki yıllar için planlama yapmak zorunluluğu vardır. İnsektisitler belirlenmeli, ancak doğal mücadeleciler (predatörler) ekonomik kontrol sağlayamadığı durumlarda insektisit uygulamasına geçilmelidir. Hasat zamanında gelecek yılın ürün artıklarının dağıtım planlaması yapılmalıdır. Hasat sonrası ürün artıklarının tarlada düzgün bir şekilde yayılı olması sağlanmalıdır. Koruyucu toprak işlemenin avantajlarının ortaya çıkması bir kaç yıl alabilir, ancak etkiler uzun süreli olacaktır. Bu nedenle sabırlı olmak gerekmektedir.

Diğer Blog Yazılarımıza Göz Atmak İsterseniz;
Çilekte Kırmızı Örümcek Zararı
Aşılı Fide Nedir?
Otomasyonlu Modern Sera Sistemleri

Kaynakça;

Microsoft Word – 153-160 (dergipark.org.tr)

Doğrudan Anıza Ekim.pdf (tarimorman.gov.tr)

Anıza Doğrudan Ekim.pub (tarimorman.gov.tr)

Toprak işleme (mku.edu.tr)

Toprak İşlemede Son Gelişmeler ve Doğrudan Ekim (dergipark.org.tr)