Kooperatif Üyesi Olmanın Faydaları

Dünyada tüm mesleklerde, meslek sahipleri bir araya gelip kooperatifler ve çiftçi birlikleri kurarlar. Böylece aynı mesleğe sahip insanlar, hem kendi aralarında yardımlaşırlar, hem de menfaatlerini korurlar. Dünyada kooperatifleşmeye en ihtiyacı olan meslek ise çiftçiliktir.

Peki neden?

Çünkü çiftçiler tek başlarına küçüktür. Birey olarak seslerini kolayca duyuramazlar. Çiftçilerin sermayesi de küçüktür. Tüccarlar ve fabrikalar kadar sermayeleri yoktur. Çoğu çiftçi, bu küçük sermayesi ile yılın sadece belli birkaç ayında kazanır, diğer aylar hep harcama yapar. Fiyat dalgalanmalarına, enflasyona maruz kalırlar. Hasattan sonra ürününü başarılı bir şekilde satamazsa zarar ederler. İşte bunlardan dolayı çiftçiler kooperatif kurar. Devletler de çiftçinin kooperatifleşmesini, birlik kurmasını destekler. Bir kooperatife ortaksanız veya birlik üyesi iseniz, girdilere, hibelere, hatta krediye ulaşmanız daha kolay olur.

Bizde de farklı çeşitlerde birçok kooperatif var. Şu an ülkemizde 11.500 adet kooperatif, 1.144 adet birlik var. Bu kooperatif ve birliklere ortak olan çiftçi sayısı ise 4 milyondan fazla. Türkiye’de kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon civarında. Kooperatiflerin 4 milyon üyesi olduğuna göre, demek ki bazı çiftçilerimiz birden fazla kooperatif ya da birliğe üye, değil mi? Mesela siz ilçenizde hem sulama kooperatifine ve tarım kredi kooperatifine ortak olup, hem de süt birliğine veya damızlık birliğine üye olabilirsiniz.

Fakat burada sizce önemli olan ne kadar çok kooperatif olduğu mu? Yoksa bunların ne kadar güçlü olduğu mu? Ülkemizde çok başarılı kooperatifler var. Ama sizce hepsi başarılı mı? Güzel yönetiliyor mu? Bir ortak, bir üye olarak, kooperatifinize veya birliğinize ne kadar sahip çıkıyorsunuz? Kooperatiften ne kadar destek görüyorsunuz? Biliyorsunuz, kooperatifler aslında tüm çiftçilerin ortak malıdır. Sizlerin kooperatifler ile ilgili itiraz ve şikayetlerinizi duyar gibi oluyoruz. Ama buradan “örgütlenmeyelim” anlamı çıkartmamalıyız.

Bakınız gelişmiş ülkelerde, kooperatifler çiftçinin en güçlü sesidir. Çiftçiye piyasaya göre nispeten ucuz gübreyi, yemi, krediyi, hatta traktörü, büyük makineleri bile kooperatifler sağlar. Ama bunun karşılığında çiftçinin neyi nasıl ekeceğine de kooperatifler karar verir. Piyasada ürün arzını kooperatif organize eder, ürünü katma değer sağlayıcı yatırımlar yaparak üreticinin daha çok kazanmasına olanak sağlar. Yani çiftçi kooperatifi yönetir, kooperatif de çiftçiyi yönetir. Bu sayede hem çiftçi hem de kooperatifler başarılı olurlar. Bugün Fransa’nın, Hollanda’nın, Japonya’nın tarım kooperatifleri dünyanın en büyük bankalarına sahip olmaları tesadüf değildir. Bizim ülkemizde de örnek olacak başarılı kooperatiflerimiz var. Onların sayısını artırmak hepimizin görevi olmalıdır. Kooperatiflerimizin başarısızlığı bizim başarısızlığımız olduğunu unutmamalıyız.

Kaynak: Bu yazı Frankfurt School tarafından İş Bankası için hazırlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diğer Paylaşımlar