Güneydoğu’da kuraklık alarmı

Mehmet Hanifi GÜLEL / Mahir SOLMAZGüneydoğu’da susuz tarımı kuraklık vurdu. İnsan eliyle yapılmayan sulama ile yetişen ürünlerin ekildiği tarlaların yüzde 80’inin çeşitli oranlarda zarar gördüğü belirtiliyor. Ekilen ürün başak vermeden kurudu. Bazı alanlarda ise bu yıl hiç hasat yapılamayacak. Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Siirt ve Batman illerinde buğday ve arpa rekoltesinde yüzde 80, mercimekte ise yüzde 60 kayıp yaşandığı belirtiliyor. Güneydoğu’da yaşanılan kuraklık nedeniyle Türkiye geneli buğday rekoltesinde yaklaşık yüzde 20’lik düşüş bekleniyor. Yetkililer, GAP’ın biran önce bitirilmiş olması halinde kuraklıkla ilgili sorunların yüzde 90’ının çözüleceği ifade ediyor. Diğer taraftan İç Anadolu Bölgesi’nin bazı yerlerinde yağmurdan sonra lodosun etkisiyle toprakta nem kaybıyla birlikte kuraklığın etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca çiftçiler, bu yıl hasat yapılamaması nedeniyle, büyükbaş hayvanlar için saman da olmayacağını, kuraklığın etkilerinin büyüyerek katlanacağını söylüyorlar.Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kuraklık nedeniyle çiftçi bölgede afet ilan edilerek, çiftçilerin borçlarının ertelenmesini, tohum ve nakit desteği verilmesini istiyor.DÜNYA’ya konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, Diyarbakır başta olmak üzere bölge illerinde yaşanan kuraklık nedeniyle, tarlaların yüzde 80’inde ürün hasadı yapılamayacağını, aldıkları borçlar ile tarlalarını süren çiftçiler ve çiftçilere girdi sağlayan ancak ödemelerini alamayan işletmelerin ciddi zararlar ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Avşar “Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin su/tarım yılı yağışı 303.3 mm, normali 418.7 mm ve 2020 su/tarım yılı aynı dönem yağışı 507.5 mm. Bu yıl yağışlarda normaline göre yüzde 28, 2020 su/tarım yılı yağışlarına göre yüzde 40 azalma gerçekleşti. 3 milyon dekar tarım alanı kuraklıktan etkilendi ve binlerce çiftçi bu yıl hasat yapamayacak durumda” dedi.Çiftçilerin yüksek girdi maliyetleri nedeni ile son yıllarda oldukça zorlandığını, pandemiyle birlikte kuraklığın daha büyük zararlara yol açtığını ifade eden Avşar, “Çiftçiler ekim döneminde kullanacakları girdiler için işletmelere borçlanıyor, kredi kullanıyor. Hasat yapıldıktan sonra ödemelerini gerçekleştirmeye başlıyor. Aldıkları mazot, gübre gibi girdi destekleri piyasa fiyatlarına göre oldukça yetersiz. Hasat yapamayınca borçları katlanıyor ve bu durum ürün ve hizmet aldıkları işletmeleri de olumsuz etkiliyor. Yaşanan bu kuraklık bir doğal afettir. Bu doğal afetten zarar gören tüm kesimlerin acil desteklenmesi gerekir. Rekoltenin düşmesi tüketici fiyatlarına yansıyacağı gibi, ithalatın da artmasına neden olacak” dedi.Diyarbakır Çınar Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Delil, kuraklık nedeniyle ekimi yapılan arazilerin yüzde 80’inin zarar gördüğünü belirtti. Yüzde 20’lik kısmın ise önceki yıllardan kalma nadas alanları ve pamuk ile mercimek arazilerinin oluşturduğunu ifade eden Delil, söz konusu tarlaların bir hafta içinde yağış alması halinde kısmen verimli olabileceğini söyledi. Diyarbakır’da kuru tarım yapılan buğday, arpa ve mercimek ekim alanlarının tamamen kuruduğunu kaydeden Delil, “Ekinler 4-5 santim uzamış ve tamamen yanmış durumda. Diyarbakır’da 7 milyon dönüm tarım arazinin yaklaşık yüzde 25’inde sulu tarım yapılıyor. Geri kalanı ise kuru tarım yapılan arazilerden oluşuyor. Yıllık 2 milyon ton buğday üretiminin sadece 500 bin tona ulaşacağını, 1.5 milyon ton rekolte kaybı yaşayacağımızı düşünüyoruz. Devletten talebimiz; banka ve kooperatifl erden 1 veya 2 yıl sıfır faizsiz erteleme ve nakdi destek. 2007 yılında yaşanılan kuraklıkta devlet dönüm başına buğdayda 22, arpada 13, mercimekte 22, nohutta ise 30 lira destek vermişti. Aynı şartlarda destek verilmesi çiftçimize nefes aldırır. Ayrıca motopompa ile sulama ücretlerinin düşürülmesi için Dicle Elektrik’ten yardım bekliyoruz” dedi.Bölgelerinde susuz olan ekinlerin tamamının kuruduğunu söyleyen Nusaybin ilçe Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Doğru, tarlalara biçerdöver girilmeyecek şekilde kuraklığın etkili olduğunu aktardı. Mardin’de 1.5 milyon dönüm kuru arazide başta mercimek, nohut, arpa ve buğday üretiminin yapıldığını ifade eden Doğru, “Kuraklık nedeniyle bu yıl hiç verim alamayacağız. Mazıdağ gibi yüksek kesimlerde olan ekinler için de bu hafta yağmur yağmasa onlar da kuruyacak. Bölgede bir afet durumu yaşanıyor. Çiftçi yapmış olduğu tohum, gübre, mazot gibi masrafl ara ve emeğine karşılık hiçbir şey elde edemeyecek. Devletin bölgeyi biran öce afet bölgesi olarak ilan etmesi gerekiyor. Bunun yanında çiftçilerin bankalara ve kooperatifl ere olan bütün borçlarını faizsiz ertelenmesi ve yeni kredilerin verilmesini talep ediyoruz. Kuraklıktan zarar görmememiz için biran önce GAP’ın bitirilmesi gerekiyor. İlçe tarım ile beraber sahalarda kuraklık tespiti yapıyoruz. Kuraklık hayvancılığı da ciddi şekilde etkiledi. Ekinler olmadığı için hayvanlara verilecek saman da olmayacak” diye konuştu.Arpa ekinlerden umutlarını kestiklerini kaydeden Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, birkaç gün içinde yağmur yağması halinde belki mercimek ve buğday ekinlerin yüzde 20’sini kurtarabileceklerini belirtti. Kuru tarım yapılan alanların tamamının risk altında olduğunu aktaran İpar, Şanlıurfa bölgesinde ortalama sulanmayan alan miktarının 3.5 milyon dönüm olduğuna işaret etti. Bölgedeki rekolte kaybının Türkiye genelinde yaklaşık yüzde 15 ile 20 arasında yansıyacağına dikkat çeken İpar, “Mercimek üretiminin yüzde 70’i Güneydoğu’da yapılıyor. Sadece Şanlıurfa’da Türkiye toplamının yüzde 32’si üretiliyor. Sulama yapılan arazilerde iyi bir rekolte ile çıkacağını umut ediyoruz. Aksi takdirde yüzde 60 oranında rekolte eksikliği olacak. Yaklaşık 3.5 milyon dönüm sulama yapılan arazimiz var. Fakat bunun tamamı mercimek alanı değil. Ağırlık pamuk ve mısır. Yine arpada yüzde 70 ve buğday yüzde 60 kayıp rekolte kaybı öngörüyoruz. Bu durum buğday fiyatlarını da etkileyecek. Devletin buğdayda 2 bin 500 liranın altında bir fiyat açıklaması çiftçiye sıkıntı yaratacak. Öte yandan GAP projesinin Urfa’da tamamlanmayan kısmı 3,6 milyon dekarlık alanı kapsıyor. Eğer bu tamamlanmış olsaydı belki biz bu kuraklığı hissetmeyecektik” ifadelerini kullandı.Çiftçilere alan bazlı destek verilmesi gerektiğini söyleyen İpar, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifl eri borçlarına yönelik, faizsiz ertelemenin önemine dikkat çekerek, “En azından ana paranın faizsiz olarak belli bir takside bölünmesi 2 ya da 3 yılda geri ödeme imkânı sağlanması gerekiyor” dedi.Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, bölgede hububat verimi için çok önemli olan mart-nisan yağışlarının mevsim normallerinin çok altında olması nedeniyle hissedilir verim kayıplarının olacağını belirtti. Su kullanımında acil eylem planı yapılmasının önemine değinen Çullu, şöyle konuştu: “Sulanmayan alanlarda kırsal bölgelerdeki ürünlerde ciddi problem var. Bu yıl kırsal alanlarındaki arpa, buğday ve mercimek veriminde ciddi anlamda azalmalar bekliyoruz. Genelde bitkileri incelediğimizde gelişimlerinde en az yüzde 40 azalma görülüyor. Hayvancılık yapan çiftçilerimiz sıkıntı içerisinde. Özellikle merada otlar bir karışı dahi olmadı. Bununla birlikte süt üretimi, peynir üretimi ciddi anlamada etkilendi.”

 

Kaynak: https://www.dunya.com/sektorler/tarim/guneydoguda-kuraklik-alarmi-haberi-620335

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diğer Paylaşımlar