Pamuk önemli bir lif bitkisidir. Genel olarak sıcak bölgelerde yetişir.

Tarım sektöründe önemli bir kesim geçimini pamuktan sağlarken pamuğa dayalı sektörler olan dokuma, iplik ve yağ sanayilerinde hammadde kaynağı durumundadır.

Pamuk bitkisi kök, sap, yaprak, çiçek ve tohumdan oluşmaktadır.

Tür ve varyetesine göre 60-120 cm boylanabilir.

Pamuk 30-100 cm derine, 50-80 cm yanlarına uzanan  kazık köke sahiptir.

Toprak yüzeyinin 8-10 cm altında ilk yan kökler meydana gelir. Bunlar yatay olarak büyür. Genel olarak kök toprakta dik olarak yada bir süre sonra zigzag çizerek devam eder. Uygun koşullarda kök uzunluğu 1.5 m ye kadar ulaşabilir.

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Toprak isteği bakımından süzek ve alüvyal toprakları sever.

Rutubet ve sıcaklığın elverişli olduğu yerlerde ve PH’ı

6.5-7.5 olan orta dereceli tuzsuz topraklarda yetişir.

Pamuk tarımında en önemli iklim faktörlerinin başında sıcaklık, gün ışığı, yağış ve oransal nem gelmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 19 derece , yaz ayları sıcaklığın 25 derece olması beklenir. Sıcaklık tarak oluşmasından önce 20 derece, çiçeklenme döneminde ise 30-32 derece olmalıdır. Hasat döneminde kozaların daha iyi açılması için sıcaklığın azalması (15 dereceye kadar) istenir.

Arazinin sulamaya hazırlanması için öncelikle tesviyesi yapılmalıdır.

Lazer Tesviye

PAMUK EKİMİ

Pamuğun ekim zamanı iklim, toprak koşullarına, çeşidine göre değişmektedir. Pamuk ekimi için en uygun toprak sıcaklığı 18 derecedir. Toprak sıcaklığının 15-18 derece civarında ve bu sıcaklığın birkaç gün sabit olması pamuk ekiminin yapılabileceğini gösterir. Yıldan yıla ekim göz önüne alınarak ekim zamanı değişiklik göstermekle birlikte

15 Nisan-15 Mayıs tarihleri genellikle en uygun ekim zamanıdır. Ekim derinliği de ekim zamanına, toprak yapısına, tav derinliğine, toprak sıcaklığına göre değişmekle birlikte ideal ekim derinliği 2-4 cm dir. Pamuk ekiminde en önemli husus yağıştır. Pamuk ekildikten sonra yağış fazla olursa toprağın üzerinde kaymak tabakası oluşur ve pamuk çıkmaz. Kaymak tabakası bozulmaya çalışılır eğer başarılı olunmazsa pamuk baştan tekrar ekilir.

Pamukta sıra üzeri mesafe 70-75 cm civarındadır. Sıra üzeri mesafe 10-13 cm civarındadır. Dekara ortalama 3-3,5 kg tohum atılır.

ÇAPALAMA VE SEYRELTME

Pamuk tarımında çapalama öncelikle ara çapa makinesi ile yapılmalıdır. Burada amaç yabancı otlarla mekanik mücadele etmek ve ekimden sonra yağış olduysa kaymak tabakasını kırmaktır. Sıra üzerindeki yabancı otlar ile de çapalama yapılarak mücadele edilir. Bu tip çapalama yabancı ot yoğunluğuna göre 1-2 kez yapılabilir. Eger çapa yapılmazsa yabancı otlar pamuktan daha hızlı geliştiği için pamuk yabancı otla rekabete giremez ve istenilen gelişimi gösteremez.

Seyreltme ile tarımı yapılan çeşit için uygun sıra üzeri aralığı belirlenir. Elle hasat yapılacak alanlarda 15 cm, makineli tarım yapılacak alanlarda ise 7-10 cm olacak şekilde seyretme yapılır.

BAKIM

Pamuk yetiştiriciliğinde bakım işleri seyreltme, çapalama ve uç almadır.

Bitkiler henüz 4 yapraklı iken (yaklaşık 10 cm) 5-6 cm ara ile hafif bir seyreltme (tekleme) yapılır. Genellikle ilk seyreltme ilk çapa, ikinci (tam) seyreltme ise ikinci çapa ile birlikte yapılmalıdır.

Ekimden sonra görülen yabancı otların elle veya kazayağı ile çapalanarak yok edilmesi gerekir. Çapalama sayısı tarladaki yabancı ot durumuna göre değişir. Kozalar açmaya başladıktan sonra bitkinin tepesinden 10-15 cm kısmının kırılmasına uç alma işlemi denir. Bu işlem, geç ekilmiş veya fazla sulanmış tarlalarda uygulanır. Bu işlem bazı büyüme düzenleyicileri aracılığı ile de yapılabilir. Gelişmesi normal olan bitkilerde, uç almaya ya da büyüme düzenleyicisi kullanılmasına gerek yoktur.

SULAMA

Pamuk tarımında sulama, bilinçli olarak yapıldığında verim ve kalite üzerinde olumlu gelişmeler sağlayan en önemli tarımsal girdilerden biridir. Genellikle çiçeklenme başlangıcına kadar sulama yapılmaz. Henüz su ihtiyacı olmayan bitkiler kuvvetli ve canlıdır. Tepe sürgünlerinde büyüme devam etmektedir. Su isteyen pamuk bitkisinde durgunluk ve pörsüme görülür. Yaprak rengi koyulaşmıştır. Pamuk tarımında ilk sulamanın bitkinin ihtiyacı olmadan yapılması çok sakıncalıdır. Pamuk bitkisinin suyu alabilmesi iyi bir kök gelişimi ile mümkündür. Zamansız ve aşırı yapılan sulamalar bitkinin kök gelişimini olumsuz etkiler. Pamukta sulama aralığı topraktaki faydalı nem miktarına, bitkilerin gelişme durumuna ve ve önceki sulamalarda verilen su miktarına bağlıdır.

pamuk

GÜBRELEME

Gübreleme işlemi ekim öncesi ve sonrası olmak üzere 2’ye ayrılır.

Ekim öncesinde toprak altına toprak yapısına bağlı olarak ortalama 40 kg kompoze gübre uygulanır. Ekim sonrası gübre ise çapalama işlemleri bittikten sonra, sulamadan önce yine toprak yapısına bağlı olarak ortalama 35-40 kg gübre uygulanır. (potasyum sülfat-amonyum sülfat-üre)

pamuk

GÜBRE SERPME MAKİNESİ

PAMUK HASADI

Pamuk hasadı eğer elle yapılacaksa kozaların olgunlaşmasıyla hasat başlar. Hasadın başlama tarihi, yörenin iklim koşullarına , ekim tarihine, pamuk çeşidine göre farklılık gösterir. Pamuk hasadına kozaların en az %60’ı açtığında başlanmalıdır. Elle toplamada 2-3 kez toplama yapılabilir. Tüm kozaların açması beklenmez, açan kozalar toplanır. Makineli hasatta ise 1 kez toplama yapılır. Makineli hasadın elle hasada göre en büyük farkı kozaların açtırılması için ilaç kullanılmasıdır. Tarlanın %60-65 i açtığında ilaç uygulaması yapılır, bu tip ilaçlara Defoliant denir. İlaçlama yapıldıktan ortalama 12-15 gün sonra hasat edilebilir. Makineli hasatta işçi gücü sıkıntısı yaşanmaz. Pamuklar daha temiz ve hızlı şekilde toplanır.

PAMUK ZARARLILARI

PAMUK YAPRAK BİTİ (Aphis

gossphi)

pamuk

Pamuk yaprak biti, 4 nimf dönemi geçirdikten sonra ergin olur. Ergin olma süresi oldukça kısa (ortalama 7 gün) olup, ergin olan birey hemen yavru doğurma özelliğine sahiptir.

Kısa süre içinde ergin hale gelerek hemen yavru vermesi ve üreme gücünün de çok yüksek olması nedeniyle büyük koloni oluşturabilme özelliğine sahiptiler. Koloni içinde kanatsız bireyler hakimdir. Kanatlı bireylerin görülmesi o kolonide göçlerin başlayacağına işarettir. Zararlı genellikle yaprakların alt yüzeylerinde kümeler halinde yaşar. Pamuk yaprak biti pamuklarda bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı olmaktadır. Pamuk bitkilerinde özsuyun alınışı nedeniyle solmalar, renk değişimi, yaprakların kıvrılması gibi belirtiler görülür. Beslenme sonucu bitkide gelişme yavaşlar. Beslenmesi esnasında kendisi için fazla gelen şekerli maddeleri vücut dışına atar. Bu şekerli madde üzerinde havada bulunan mantarların çoğalması sonucu fumajin oluşur. Zararlının çıkardığı ballı madde nedeniyle karıncalarla arasında sıkı bir ilişki vardır.

pamuk

Pamuk alanlarında 2 tür kırmızı örümcek zarar yapmaktadır. Pamuk kırmızı örümceği genellikle kırmızı renklidir. Bu tür Adana, Antalya, Hatay ve Muğla illerinde daha yaygındır.

Rengi yeşil olan 2 noktalı kırmızı örümcek ise daha çok Ege bölgesinin Aydın, İzmir, Manisa illerinde yaygındır. Kışı tarla kenarlarında geçiren kırmızı örümcekler ilkbaharda havaların ısınmasıyla ve pamukların çıkmasıyla pamuk tarlalarına geçer. Döllenmiş dişi bireyler ergin olduktan 1 gün sonra yumurta koymaya başlarlar. Yumurtalarını yaprak altına ve yaprak saplarına yakın yerlere bırakırlar. Bir dişi ömrü boyunca 100-150 yumurta bırakır. %70’in altındaki nemde artış gösterirler. Temmuz-Ağustos aylarında en fazla zararı gösterirler.

YEŞİL KURT (Helicoverpa armigera)

pamuk

Kışı yarı ölü halinde pupa olarak geçiren yeşilkurtun ilk erginleri nisan ayı başında görülür. Bir dişi kelebek 7-16 gün süren ömrü boyunca 400-2000 yumurta bırakabilir. Yumurta başta yaprak ve generatif organlar olmak üzere büyüme noktaları ve gövdeye teker teker bırakılır. Larvalar genellikle bitkinin üst kısımlarında bulunmakta, larva büyüdükçe bitkinin alt kısımlarında bulunur. Toplam 6 larva dönemi geçirir. Yeşilkurt Akdeniz Bölgesinde yaygın ve yoğun olarak bulunurken Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde mücadeleyi gerektirecek yoğunluktadır.

TÜTÜN BEYAZ SİNEĞİ  ( Bemisia tabaci)

pamuk

İlkbaharda pamuğa geçer ve geçtiği andan itibaren çoğalmaya başlar.

Zararlıda yoğunluk artışı temmuz başında olur

Ağustosta en yüksek seviyeye ulaşır. Beyaz sinek yumurta ve pupa dönemi dışında bütün hayat dönemlerinde bitki özsuyu ile beslenir. Bu şekilde bir beslenme sonucu bitki zayıflar ve gelişme durur.

Zayıf bitkinin koza tutma kapasitesi düşer,kozaların gelişmesi tam olmadığından ağırlıkları düşük olur. Buda doğrudan verimi etkiler. Beyaz sineklerde tatlımsı bir salgı salgılar. Bu salgı yapraktaki stomaları kapatır ve fotosentez yapma düzeni bozulur ve bitkinin erken ölmesine neden olur.

PAMUK HASTALIKLARI

PAMUK YAPRAK KÖŞELİ LEKE HASTALIĞI

(Xanthomonas malvacearum)

pamuk

En uygun gelişme sıcaklığı 25-30 derecedir. Uygun şartların geliştiği yıllarda bu bakteri kozaya oradan da pamuk tohumlarına geçer. Enfekte olmuş pamuk tohumları da topraktaki bulaşık bitki artıklarına geçirir. Pamuk bitkisinin yaprak, yaprak sapı, koza ve taraklarında koyu yeşil ve kahverengi lekeler şeklinde ortaya çıkar. İlk belirtisi kotiledon yapraklarında açık yeşil yuvarlak yağ lekesi gibi gözükür. Havaların ısınmasıyla lekeler kurur, beyazımsı bir kabuk şeklini alır. İleriki safhalarda bu lekeler birleşerek yaprakların dökülmesine ve bitkinin çıplak kalmasına neden olur. Bu durum pamuğun miktar ve kalitesini düşürür. Pamukta ilk tarak döneminde görülür.

FİDE KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ

pamuk

(Fusarium, Rhizoctonia, Phytophthora, Phythium, Alternaria, Sclerotinia spp)

Hastalık, tarla koşullarında, özellikle bulaşık ve nem tutan topraklarda, yağışlı ve serin giden yıllarda çok büyük tahribat yaparak, fidelerin kök ve kökboğazlarının çürüyüp ölmesine neden olur.

Hastalık etmenleri kışı toprakta ve topraktaki bitki artıklarında geçirirler. Bulaşık toprağa yeniden ekim yapıldığında, uygun çevresel koşullarda yeni çimlenen fideleri enfekte ederler. Hastalığın ilk belirtileri yeni oluşmuş kökte görülür. Bu köklerin kabuk dokusu renk değiştirerek yumuşamaya ve çürümeye başlar. Toprak yüzeyine çıkabilmiş hasta fidelerin kökleri ve kök-boğazı kahverengileşir, incelir, bitki ayakta duramaz, devrilir ve kurur. Hastalık bilhassa bulaşık ve nem tutan topraklarda yağışlı ve serin giden yıllarda çok büyük tahribat yaparak pamuk tarlasındaki fidelerin tümünün kök ve kök-boğazlarının çürüyüp ölmesine neden olur.

PAMUK VERTİCİLLUM SOLĞUNLUĞU

(Verticillum dahliae kleb)

Verticillium solgunluğu çoğunlukla yetişme mevsimi sonuna doğru; solma, pörsüme ve bitki ölümü şeklinde görülür.

Solma belirtileri önce alt yapraklardan başlar daha sonra yukarıya doğru yayılır. Yapraklann damar araları çoğunlukla uçtan içe doğru sararır, sonra kuruyup esmerleşir. Ekim geç yapılmışsa veya hastalık erken başlamışsa bitki boyu kısa kalır, koza sayısı azalır ve kozalar küçük kalır, iletim demetleri kahverengileşir. Gövde enine kesilirse iletim demetleri kahverengi noktalar halinde görülür.

PAMUK EKİM ALANLARINDA BULUNAN YABANCI OTLAR

TEK YILLIK YABANCI OTLAR:

Tek Yıllık Geniş Yapraklı Yabancı Otlar:

Amaranthus albus L. (Horoz ibiği)

Amaranthus retroflexus L. (Kırmızı köklü horoz ibiği)

Chenopodium album L. (Sirken)

Chorozophora tinctoria L. (Bambul otu)

Euphorbia sp. ( Sütleğen )

Heliotropium europaeum L. ( Boz ot )

Hibicus trionum L. ( Yabani Bamya)

Malvella sherardiana L. ( Yabani Ebe Gömeci)

Portulaca oleraceae L. ( Semiz Otu)

Raphanus raphanistrum L. ( Yabani Turp)

Solanum nigrum L. ( Köpek Üzümü)

Tribulus terrestris L. (Demir Dikeni)

Xanthium stinosum L. ( Zincir Pıtrağı)

Xanthium strumarıum L. ( Domuz Pıtrağı)

Vicia hybrida L. ( Yabani Fiğ)

Pysalis lanceifolia L. ( Fener Otu)

Prosopis farcta ( Çeti)

Stellaria media L.( Kuş otu)

Tek Yıllık Dar Yapraklı Yabancı Otlar:

Digitaria sanguinalis L. ( Çatal Otu )

Echinochloa crus – gali L. ( Darıcan)

Echinochloa colanium L. ( Benekli Darıcan )

Eragrostis cilianensis L. (Çayırgüzeli)

Setaria verticillata L. ( Yapışkan otu)

ÇOK YILLIK YABANCI OTLAR

Çok Yıllık Geniş Yapraklı Yabancı Otlar:

Convolvulus arvensis L. ( Tarla Sarmaşığı.

Equisetum spp. ( At Kuyruğu.)

Çok Yıllık Dar Yapraklı Yabancı Otlar.:

Cynodon dactylon L. (Köpek Dişi Ayrığı. )

Cyperus rotundus L. ( Topalak.)

İmterata Cylindririca ( Kındıra )

Phragmites austraialis ( Kamış)

Sorghum halepense L. ( Kaynaş.)

DOMUZ PITRAĞI

(Xantium strumarium)

ZARARI: Pamukların besinlerine ve sulamalarına ortak olur. Tohumları dikenli olduğu için pamuk kozaları açtığı zamanlarda liflere karışarak randımanı büyük oranda düşürür.

TOPALAK (Cyperus ratundus)

MEKANİK MÜCADELE: topalaktan korunmak için tarlalarda derin sürüm

yapmak rizomları öldüreceği için iyi bir kültürel önlemdir.

KANYAŞ (Sorghum halepense )

Mekanik mücadele olarak aynı şekilde tarlada derin sürüm yapılabilir.

KÖPEK ÜZÜMÜ (Solanum nigrum)

pamuk

ZARARI: Pamuk bitkisinin suyuna besinine ortak olur. Meyvelerinin

içinde çok fazla tohum bulunduğu için meyve oluşumu gerçekleşmeden

mücadele edilmesi gerekir. Açmış kozalara temas ettiklerinde kaliteyi düşürür.

SEMİZOTU(Portulaca oleraceae)

pamuk

YAPIŞKAN OT (Setaria verticillata (L.) P.Beauv).

pamuk

ZARARI: Yapışkan ot üzerinde tohumları taşıyan yapı pamuk için çok

tehlikelidir. Açmış kozalara yapışan yapı pamuğun kalitesini düşürür.

KIRMIZI KÖKLÜ HOROZ İBİĞİ

pamuk

Yazılarımızı Okumaya Devam Etmek İçin;
AKILLI TARIM TEKNOLOJİLERİ VE UYGULAMALARI
ŞARAPLIK ÜZÜM ÜRETİMİ
TOPRAKSIZ TARIM NEDİR? NASIL YAPILIR?
Kaynakça;

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Aydın İl Müdürlüğü ‘Pamuk Yetiştiriciliği’ kitabı 2013

gentatarim.com/hzbr/pamuk.html

http://www.ziraattelevizyonu.com/pamukta-yabanciotlar-ve-mucadelesi/

Hazırlayan: Ziraat Mühendisi Onur ŞAHİNKUL

Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü

 



Leave a Reply

Your email address will not be published.

Other Posts