Domates Yetiştiriciliği – Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları

Domates insan beslenmesinde taze ve işlenerek tüketilen sebzeler arasında ilk sırada yer almaktadır. Dünyada yıllık üretimi yıllara göre değişmek­le birlikte yaklaşık 90 milyon tonun üzerinde olduğu bildirilmektedir. Türkiye 9-10 milyon ton/yıl üretimi ile dünya’da 4. sırada yer almaktadır. Bu üretim miktarı ile yıllık toplam sebze üretiminin yaklaşık %30’unu domates oluşturmaktadır. Ülkemizde üretilen toplam domates miktarının yaklaşık %85’i açık tarla koşullarında %15’ ise örtü altında (sera) yapılmaktadır. Bu üretim miktarı ile ülkemiz sebze üretimi içinde domates ilk sırada yer almaktadır. Dünya salça üretiminde ve dış satımında da ülkemiz 4. sırada bulunmaktadır.

Ülkemizde Üretimi

Ülkemizde sofralık üretimi ve dış satımında Akdeniz Bölgesi, Salçalık üretimi ve dış satımında ise Marmara ve Ege Bölgeleri ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye’de Haziran-Ekim ayları arasında domates üretimi artmakta ve bu dönemde pazar ve marketlerde  fiyatları düşmektedir. Kasım- Mayıs ayları arasında ise üretim miktarı azalmakta ve fiyatları artmaktadır. Ülkemiz ekonomisinde çok önemli bir yeri olan domates özellikle Marmara, Ege, Akdeniz Bölgelerimizde ve özellikle son yıllarda Tokat yöresinde geniş alanlarda yetiştirilmektedir.

Ülkemiz iklim şartlarının domatesin yetiştirilmesi için çok uygun oluşu bu sebzeyi işleyecek sanayinin hızla kurulmuş olması üretim miktarını arttırmış, domatesten elde edilen işlenmiş ürünleri çeşitlendirilmiştir.

Son yıllarda kaliteli ürün satın alan Japonya, Kanada, ABD ve AB ülkeleri pa­zarlarına da mal satabilecek bir üretim miktarı ve kalitesine ulaşılmıştır. Bugün Türkiye üretim miktarı ve ürün kalitesi ile pek çok ülkeyi geride bırakarak ilk dört arasına girmeyi başarmıştır.

Ülkemiz salça üretiminin dışında soyulmuş domates, kübik kesilmiş doma­tes, parçalanmış domates, güneşte kurutulmuş domates üretimini önemli ölçü­lerde arttırmıştır. Domates Karadeniz Bölgemizin yoğun yağış alan yerleri dışında ülkemizin hemen her tarafında yetiştirilebilen bir sebzedir.

Domatesin Anavatanı

Orta ve Güney Amerika’daki And dağlarının Peru, Ekvator,Bolivya arasındaki bölge olduğu ve yabani türlerin bu bölgede yetiştiği araştırıcılar tarafından bildirilmektedir. Kristof Kolomb’un Amerika’yı keş­finden sonra 1550’li yıllarda domates Avrupa’ya getirilmiş ilk olarak süs bitkisi olarak yetiştirilmiş ve daha sonra îtalya’nlar tarafından sebze olarak değerlendirilmiştir. 1570’li yıllarda İngiliz ve İspanyol bahçelerinde süs bitkisi olarak domatesin yetiştirildiğine dair kayıtlar bulunduğu bildirilmektedir. Domates Amerika’nın yerli bitkisi olup Meksika dilinde “Tomati” olarak isimlendirilmekte ve sebze olarak değerlendirmektedir.

Zitomate veya Zitotomate

Domates adı Güney Amerika’da Aztec lisanında kullanılan “Zitomate” veya “Zitotomate” kelimesinden çıktığı ileri sürülmektedir. Avrupalı araştırıcılara göre tomato adı bir Kızılderili olan tomati, tomatle, tomatos adlarının varyantı olduğu ileri sürülmektedir. Domates Avrupa ülkelerinde değişik şekillerde adlandırılmıştır. İngilizler “love apple” aşk elması, İtalyanlar “poma d’ora” altın elma, Fransızlar ise “poma amoris” aşk elması yada başka bir hikayeye göre İtalya’ya ilk getiren Moor isimli kişinin meyvesi “poma dei mori” adını vermişlerdir. Kromozom sayısı 2n= 24’tür.

Domates 1812 yılında Sicilya adasında geniş ölçüde tarla ziraatı şeklinde yetiştirilmiştir. Avrupa’da domatesi ilk tüketenler İtalya’da yetiştiriciliğini yapan kişilerdir. İtalya’da sebze olarak kullanılmaya başladıktan 20-30 yıl sonra İngilizler, İspanyollar ve diğer Orta Avrupa ülkeleri’de domatesi yetiştirmeye başlamış ve sebze olarak yemeklerde kullanmışlardır. 18. yüzyılda Avrupa kıtasında iklim koşullarının elverişli olduğu her yerde geniş ölçüde yetiştirilmiş ve sebze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Domates Rusya’ya 1840’h yıllarda getirilmiş ve önceleri Kırım ve Odesa civarında yetiştirilmeye başlanmıştır. 20. yüzyılın başlarında Fin körfezine ve Orta Urallara kadar yayılmıştır.

Türkiye’ye Gelişi

Domatesin Türkiye’ye ne zaman ve ne şekilde girdiği tam olarak bilinmemektedir. Avrupa’daki gelişime bağlı olarak bazı araştırıcılar yaklaşık 200 yıl önce Fransız Levanten ailelerin, Fransa’da eğitim gören Türk öğrencilerin yada Türkiye’deki Fransız öğretmenlerin etkisinin olduğunu ileri sürmektedirler. Bazıları ise 1900’lü yıllarda Trakya’dan veya Güney’den girdiğini, bazı kişiler tarafından 1900’lü yıllarda Adana’ya getirildiği sanılmaktadır. Güney bölgelerimizde halk önceleri Frenk patlıcanıdır ve günahtır diye yememiş ve daha sonraları Hacı Derviş Ağa adında bir kişinin Mısır’a giderek “haram değildir” diye fetva alması ile domates kültür bitkileri içinde yer almış ve sebze olarak yetiştirilmiş ve tüketilmeye başlanmıştır.

Meyvesi ve Besin Değerleri

Domateste meyve rengini klorofil ve karotenoid grubu renk maddeleri oluşturur. Domates meyveleri yeşil olum döneminden kırmızı olum dönemine geçerken bazı değişimlere uğrar. Olgunlaşma döneminde yeşil renkli domateste klorofil parçalanıp hızla azalırken karotenoid grubunda ise devamlı sentezlenme ile birikim oluşur. Domateste yeşil renkli klorofil; besin maddeleri, su, etilen, ısı, ışık, C02 ve hava nemi gibi bazı faktörlere bağlı olarak sarı renklilerde ksantofıl’e, turuncu renklilerde karoten’e ve kırmızı renklilerde likopen’e dönüşür. Likopen bir antioksidan olup sağlıklı beslenmede kalp hastalıkları ve değişik kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olduğu bildirilmektedir.

Domates besin değerleri

Olgunlaşmamış ham domateslerde “Solanın” adı verilen ve zehirli olan bir madde bulunur. Bu nedenle olgunlaşmamış yeşil domates meyvelerinin yenilmesi halinde zehirlenmeler görülür. Olgunlaşmış domates meyvesinde beslenme ve sağlık açısından çok önemli besin maddeleri, mineraller ve vitaminler bulunmaktadır.

Tarım ve hayvancılıkla ilgili ImeceMobil uygulamasından alanında uzman ziraat mühendisleri ve veterinerlere ücretsiz bir şekilde soru sorabilirsiniz.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Diğer Paylaşımlar