Arazi Büyüklüğü Ne Kadar Olmalıdır ?

Bizler işimizi ne kadar iyi yaparsak yapalım, ne kadar yüksek verimlilik edersek edelim, belli bir ölçeğin altında üretim yaparsak geçinemeyeceğimizden çiftçilikten zarar eder ve tarımda kendimizi var edemeyiz. Bu durumda büyük üreticiler ile  birim maliyette rekabet edemeyeceğimizden istediğimiz fiyatlarda da ürünümüzü satamayız demektir. Bu nedenle üretimi asgari bir büyüklükte yapmak zorundayız.

Bir çiftçinin/çiftliğin arazi büyüklüğü

Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama 165, İngiltere’de 860, Amerika’da ise 1800 dekardır. Türkiye’de bir çiftçinin sahibi olduğu arazi ise ortalama 70 dekar olarak hesaplanmaktadır. Bizim ülkemizde çiftçi sayısı, birçok ülkeden fazla, ve arazilerimiz miras nedeniyle sürekli paylaşılarak bölünüyor. Çiftçi başına toplam 70 dekar arazi  yine 6 parsele bölünmüş durumda gözüküyor. Yani bir çiftçinin her biri 10-15 dekar olan,yaklaşık 6 tane parseli var. Tabi bunlar ortalama rakamlar. Sizin araziniz bunun altında veya üstünde olabilir. Her durumda, bu kadar dağınık ve küçük arazide çiftçilik yapmak ne kadar verimli ve rekabetçi olabilir. Halbuki araziniz tek parça ve büyük olsa maliyetleriniz düşer, veriminiz artar değil mi? İşte devlet bu problemi çözmek için, arazilerinizin parçalanmasını engellemek için 5403 sayılı Toprak Koruma ve arazi kullanımı kanunu çıkartıyor, büyük paralar harcayarak arazi toplulaştırma projeleri uygulamaya çalışıyor.

Bu kanunun detaylı maddelerine girmeden Asgari tarımsal arazi büyüklüğü ne kadar olmalı sorusu önem kazanıyor.

Kanuna göre, ülkemiz koşullarında asgari arazi büyüklüğü, tarlalarda 20, bahçelerde 5, seralarda ise 3 dekar olarak duyuruldu. Bir araziyi bu büyüklüklerin altına bölmek veya hisselendirmeye kanun izin vermiyor.Buna ilave olarak, sizi arazilerinizi büyütmeye zorlamak için iki yeni madde daha getirildi. Bunlardan birincisi: “Yeter Gelirli Arazi” maddesi.

 

Buna göre her ilçede çiftçilere yeterli kazancı sağlayacak asgari büyüklük kanunla belirlendi. Mesela Adana’nın Aladağ ilçesinde kuru tarlalarda150 dekar, sulu tarlada 70 dekar olarak duyuruldu. Her ilçede bu rakam farklı olabilir. Bu nedenle kendi ilçenizde kaç dekar olduğunu, internetten bakanlığın ilgili sayfalarından bakabilirsiniz.

5403 sayılı kanun

Arazinizi bunun altına bölmenize veya satmanıza izin vermiyor. Yani bu büyüklüğün altında üretim yaparsan “yeterli gelir” elde edemezsin demek istiyor. Eğer yine de devredeceksiniz veya satacaksanız, özet olarak devlet size 3 tane yol teklif ediyor. Eğer aynı aileden iseniz, mal ortaklığı sözleşmesi yapın ve araziyi ortak yönetin diyor. Eğer aile değilseniz, bir şirket kurun, bu arazi şirketin olsun diyor. O da olmazsa bu araziyi Bakanlık veya mahkeme “ehil bir mirasçı”ya devrediyor. Yani aranızda asıl işi çiftçilik olan, geçimini o araziden elde eden kişiye araziyi devrediyor. Bu kanunların dışında tutulan çay ve fındık bahçelerini istisna olarak tutuyor. Eğer mirasa konu bir tarımsal arazileriniz var ise hangi haklara sahip olduğunuzu bir uzmana yada hukukçuya danışmanızı önereriz.

Devletin ilave olarak duyurduğu diğer madde: “Ekonomik Bütünlük Arz Eden İşletme”.

Eğer tarlalarınız yan yana değilse ve aralarındaki mesafe 10 kilometreden fazla ise, siz ekonomik bir işletme sayılmıyorsunuz. Arazileriniz birbirine uzak olduğu için, ekstra masrafa katlanıyorsunuz, verimli iş yapmanız zorlaşıyor anlamını çıkartıyor.

Tapu daireleri arazi miras veya satış işlemleri yaparken, işte bu saydığımız şartlara bakıyor. Ama en önemlisi, devlet söz konusu yasa ile size “arazileri bölmeyin, tam tersine büyütün” mesajı veriyor.

Tarlanızın konumuna özgü tarımsal hava durumu ve  uyarılar almak için İmeceMobil’i Ücretsiz bir şekilde indirebilirsiniz.

 

Kaynak: Bu yazı Frankfurt School tarafından İş Bankası için hazırlanmıştır.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Diğer Paylaşımlar